Tarihçemiz

Köyümüz 6360 sayılı kanun gereği mahalleye dönüşmüştür.

Yunanlılar tarafından bir köy işgal edilmiş, sonra bir veba salgını olmuş ve köyün %50’si ölmüş. Daha sonra köyde bir harem ağası olduğu ortaya çıkmış ve ismi de buradan gelmiş.

Önceleri İznik’e bağlı olup, Sultan Bayezit’in kızı Hatice Sultan’ın vakıf köyüdür. Arşivdeki 1737 tarihi bir kayıtta ise, İstanbul’daki Haseki Sultan Camii vakfı olduğu belirtilmiştir. Köy eski Kius/Gemlik İznik yolu üzerine olması nedeniyle antik dönemde de yerleşime uğramıştır. Köyün eski yerleşimi 500m batısındaydı. Burada bulunan eski mezarlık, aslında eski bir yerleşim yeridir. Bu bölgede eski hamam ile caminin temelleri de halen durmaktadır. Köyün kuruluşunun Anadolu’ya ilk Türk yerleşimi dönemine kadar uzadığı düşünülmektedir.

Köy 220 yıl önce ortaya çıkan bir veba salgını nedeniyle terkedildiği söylenmektedir. Hacı Emin Efendi adlı bir zengin, köyde bir çok eser yapıp mallar bağışlamıştır. Ayrıca Yunan işgaline uğrayan köylerden biridir.

Köyün eski ismi Akharım’ dir ama bazı resmi yerlerde hala bu ismi yürürlüktedir ancak köyde yaşlı vatandaşlar ile yaptığımız röportajlarda orijinal isminin Akharem olduğunu dile getirilmiştir. Köyün 3km doğusunda, 14. yüzyılda yaşadığı düşünülen Baltacı Derviş Mehmet Baba’nın türbesi bulunmaktadır. Köyün isminin de Derviş Mehmet Baba’nın kız kardeşi olan ve günümüzde köy içerisinde türbesi olan Ak Hürrem Ana adlı kişiden aldığı rivayet edilmektedir. 1977 yılında Belediye teşkilatı kurulurken Sandıklı’nın Akharım kasabası ile aynı adı taşıdığından Ak konak adını almıştır. Ayriyeten köyün önceden Apeköy ismini de aldığı söylenmektedir.